Hayatın beklenmedik sürprizleri, bazı insanları cesur ya da daha doğrusu çılgınca kararlar almaya yönlendirebiliyor. Bu tür bir durumda, bir adamın demir gibi planları onu hem ailesinden uzaklaştırdı hem de pişmanlıkla sonuçlanan bir yola sürükledi. Sigorta parası için ölümünü planlayarak, sevgilisine kaçmayı düşünen bir adamın hikayesi, akla ziyan detaylarla dolu. Bu olayda, hem etik sorunlar hem de insan psikolojisinin derinlikleri üzerine düşünmeye sevk eden unsurlar bulunuyor.
Her şey, sıradan bir hayat süren Serkan'ın, maddi sıkıntılar yaşamaya başlamasıyla başladı. Kredi kartı borçları, iş yerindeki belirsizlik ve yaşadığı hayatın getirdiği zorluklar, onu büsbütün içine kapalı bir insana dönüştürdü. Günlük yaşamın getirdiği stresle baş edemeyen Serkan, içinde bulunduğu zor durumu aşmak için çareler aramaya başladı. Ancak bu çareler, onu daha da karanlık düşüncelere sürükledi.
Serkan, sigorta poliçesine göz attığında büyük bir miktarın eşiğindeki parayı görünce, aklında delice bir fikir belirdi. Ölümünden sonraki sigorta miktarını almayı planladığı bir gelecek hayali kurmaya başladı. Ailevi sorumluluklarını unutup sevgilisiyle daha mutlu bir yaşam hayali kurarken, "ölüm" kelimesi aklının köşelerinde sürekli bir gölge gibi geziniyordu. Sevgilisiyle bir yaşam kurma arzusu, onu daha da uç noktaya götürdü. Bu düşünceler, belki de onu kaçınılmaz sona götüren bir kapıydı.
Olayın gelişiminde en dikkat çekici nokta, Serkan'ın planlarını uygulamaya karar vermesi oldu. Öncelikle, kendi ölümünü sahte bir kaza ile gerçekleştirmeyi planladı. Bunun için bir çok yöntem düşündü, ancak bunların hiçbiri tam olarak kafasında şekillenmiş değildi. Nihayetinde sevgilisiyle birlikte bir tatil planladı ve burada yaptığı sahte bir kaza ile tüm dikkatleri üzerine çekmek istedi. Tatilin ardından ailesine, kazadan dolayı öldüğüne dair sahte bir haber göndermeye karar verdi.
İlk aşamada tüm planları eksiksiz işledi. Sosyal medya üzerinde paylaşımlar yaptı, çevresinde 'yedi yaşında bir kazadan kurtulan adam' olmayı başardı. Ancak, planın ilk uyulandıktan kısa süre sonra, Gerçekler su yüzüne çıkmaya başladı. Aile içinde, "Serkan nerede?" sorusu sorulmaya başlandı ve bu sorular aslında çok geçmeden şüphe oluşturdu. Serkan’ın ailesinden gelen arama cevapları yanıtsız kaldı.
Bir müddet sonra hayatına yeniden devam ettiğini zannettiği bu 'yeni' yaşam, aslında onun için felaketin başlangıcı oldu. Ailesinin yaşadığı keder, dostlarının şok içinde bırakılması ve çevresindeki insanların ruh hâlleri, Serkan'ı düşündüğü kadar basit bir çıkar yolun olmadığı gerçeğiyle yüzleştirdi. Yakın dostlarının, aile üyelerinin bu süreçte yaşadığı travma geri dönülemez bir hal aldı.
Serkan'ın bu durumu, sonunda polis ve legal sistemin dikkatini çekti. Gerçekler üst üste gelmeye başladı ve sahte hayatının gerçek yüzü ortaya çıktı. Olayın üzerine gidildiğinde, tüm bu karmaşanın arkasındaki gerçekler birer birer su yüzüne çıkmaya başladı. Serkan, son derece kötü bir oyunun kurbanı olmuştu ve sonuç, onun için bedeli ağır bir hüsranla sonuçlandı.
Sonuç olarak, Serkan ve sevgilisi cezalandırıldı. Hukuk aramasının çirkin yüzünde, bu tür bir eylemi gerçekleştirenlerin karşılaşacağı ciddi hukuki yaptırımlar olduğu bir kez daha ortaya konmuş oldu. Sigorta parası için hayatını, ailesini ve tüm değerlerini tehlikeye atan bir kişinin hikayesi, sadece serimleme değil aynı zamanda durum güncellemeleri ile doluydu. Aile içi ruhsal yıkım, maddi çıkarlar ve yalan üzerine kurulu bir yaşamın ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceği üzerine düşündüren ibretlik bir hikaye.
Böylece, son yıllarda yaşanılan tüm benzeri olaylar, bireylerin maddi kaygıları üzerine kurulu karamsar ruh hâllerinin, içsel huzursuzluk ve etik değerlerin kaybıyla birleştiğinde ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor. Sigorta parası uğruna işlenen bu suçu ve peşinden gelen sorumlulukları, tüm insanoğlunun aklına kazınacak bir ders niteliğinde görmemek mümkün değil.